Ana sayfa Genel Kabarcığın Ötesi

Kabarcığın Ötesi

Voyager 1 ve Voyager 2, dış Güneş Sistemi’ni araştırmak için tasarlanmış NASA uzay araçları. Aslında ilk olarak Voyager 2, Voyager 1’den  16 gün önce, 20 Ağustos 1977’de fırlatıldı. Bu Voyager 2 olarak anıldı çünkü daha dolambaçlı bir rota izledi ve bu yüzden Jüpiter’e ve Satürn’e Voyager 1’den sonra ulaştı, ama bu güzergah Voyager 2’nin Uranüs ve Neptün’ü izleyerek daha fazla zaman geçirmesini sağladı. Neptün’le 1989’daki bir karşılaşmayla ana görevinin sona ermesinin ardından Voyager 2 Güneş Sistemi boyunca ve yıldızlararası uzaya doğru hızla ilerliyor. Bu Ağustos’ta (uzayın zorlu ortamındaki tüm bu yıllardan sonra hala çalışan ve veri gönderen) Kozmik Işın Alt Sistemi (CRS) cihazı, uzay aracına çarpan kozmik ışın (yüksek enerji protonları ve atom çekirdekleri) akısında bir artış göstermeye başladı. Voyager 2 Güneş’ten uzaklaştıkça Güneş kozmik ışınları akısının azalması gerektiğinden astronomlar bu artışın sebebinin Güneş Sistemi’nin dışından kaynaklanan kozmik ışınların sayısındaki bir artma olduğunu düşünüyorlar. Bu yıldızlararası kozmik ışınlar parlayan yıldızlar, süpernovalar, X-ışın çift sistemleri ve uzaydaki diğer aşırı güçlü kaynaklar tarafından üretiliyor. Güneş manyetik alanı ve güneş rüzgarı, Güneş’in Galaksi içindeki hareketiyle bir araya gelip Güneş Sistemi etrafında bu illüstrasyonda gösterildiği gibi bir “kabarcık” oluşturuyor. Bu kabarcığa heliosfer adı veriliyor ve Güneş Sistemimizin sınırını işaretliyor. Kozmik ışın akısındaki Voyager 2 tarafından görülen artış, şu anda Dünya’dan 18 milyar kilometre uzakta olan aracın heliopauza, yani ötesinde yıldızlararası uzayın karanlığının bulunduğu sınıra yakın olduğunu gösteriyor. Voyager 1 de 2012’de, çok farklı bir rota da olsa, heliopauzu geçmişti.

Görsel: NASA/JPL-Caltech

Yorumunuzu yazabilirsiniz